Ben, aşırı multitask’çi bir adamım. Chrome’da onlarca pencerede yüzlerce sekmem açıktır. Dock’ımdaki yazılımların tamamının altında, açık olduklarını belirten parlak noktalar vardır.
Sırf MacBook yetmiyor diye, gittim iMac aldım. Peki, madem öyle, neden gidip MacBook’u da MacBook Air’la değiştirdim? Çünkü aynı zamanda oldukça da tembelim. Bu da benim MacBook Air kullanılabilirlik incelemem.
Kişisel bilgisayar olarak Mac: The Beginning
Kişisel bilgisayarım olarak Mac kullanmaya, 6 yıl önce babamdan istediğim PowerBook’la başladım. Lisede okuyordum, PC’den fenalık gelmişti ve üniversiteye girince bir laptopa ihtiyaç duyacağımı düşünüyordum. PowerBook, güçlü bir makinaydı, aynı zamanda ufacık ve hafifçeydi. 12.1-inç monitör, 2.1 kilo ağırlık ile mükemmel “üniversite cihazı” idi. Harici monitöre bağlayıp gerek evde, gerek yurt odamda masaüstü bilgisayar niyetine kullanabiliyordum.
Bu bende bağımlılık yarattı. Daha büyük bir bilgisayar taşımayı düşünemiyordum bile. Sonrasında aldığım MacBook’ları da hep buna göre aldım. Tercihim hep en küçük ama makul oranda güçlü Apple taşınabilirin en üst modelinden yanaydı. En üst işlemci, en yüksek RAM, en fazla harddisk.
Desktop-Replacement’tan Desktop’a Geçiş
Sonra, indirimden aldığım Mac mini ve bir yıl boyunca kullandığım okulun iMac’ini saymazsak, ilk masaüstü Mac’imi aldım. 27-inç, neredeyse-full bir iMac. Artık haftanın yarısını bir yerde, diğer yarısını başka bir yerde geçirmediğim için, masaüstü bilgisayar almak mantıklı geldi. Daha fazla kapasite, daha fazla güç, daha az ısı, daha az ses… Çok daha az kablo.
Fakat bir problem ortaya çıktı: 2 kilo ağırlığında, 2cm kalınlığında ve 13.3″ ekrana sahip alüminyum MacBook, bana fazla ağır gelmeye başladı. Sadece okuldan okula kullandığım cihaz tamamen fazlalıklardan oluşuyordu. Ne içindeki 500GB’lık diske, ne 2.4GHz’lik işlemcisine, ne de artık gözüme düşük gelen çözünürlüklü, kocaman ekranına ihtiyacım yoktu. Ve tam ben bunları düşünüp iPad almaya hazırlanırken, Steve amca 11.6″ MacBook Air’ı çıkarttı.
Aşırı küçük. İnanılmaz hafif. Yine de fazlasıyla güçlü. Almamazlık edemezdim. Edemedim de.
Aldım.
Teknik Özellikler, Fotoğraflar, vs.
İşlemci: Core 2 Duo 1.6GHz (SU9600)
RAM: 4GB
SSD: 128GB
Ekran: 11.6″ 1366×768 çözünürlük (16:10 orantı), LED aydınlatma
GPU: nvidia 320M (256MB paylaşımlı)
Klavye: Tam boy, yarı yükseklik
Trackpad: Çoklu dokunmatik, cam
Diğer: 2 USB çıkışı, 1 miniDisplayPort çıkışı, 1 kulakılık çıkışı (mikrofonlu kulaklık destekli), FaceTime kamerası (bildiğin webcam)
13.3″ MacBook’la karşılaştırınca bile oldukça ufak bir cihaz. Öyle ki, sandviç yapasınız gelebilir. Ama tek kaşarlı tosttan farkı olmaz.
İnceliği ise hem kapalı, hem açık şekilde kendini fazlasıyla gösteriyor.

Sol tarafta şarj aleti, bir adet USB yuvası ve kulaklık girişi var. Mikrofon da burada bulunuyor.
Sağ tarafta ise miniDisplayPort çıkışı ve bir adet USB daha bulunmakta. (13.3″ modelde SD kart okuyucusu da var.)
Kullanılabilirlik & Performans
MacBook Air’ı almaktaki amacım belliydi: İnternette gezinip günlük işler halletmek, belki biraz kod yazmak arada. Ama ben boş dura(bile)n bir insan değilim. Fotoğraf da çekiyorum, müzik de yapıyorum. Ve elimdeki bir bilgisayarın benim yaptığım bir işi yapamıyor olması fikri beni deli eder. (Şöyle düşünün: 22 yaşındasınız, 4 yıldır alkollü içecek firmalarının düzenlediği konserlere gidebiliyorsunuz, fakat birkaç aklıevvelin çıkarttığı yepyeni bir yasa nedeniyle 24 yaşına kadar, 2 yıl boyunca bu yıllardır gittiğiniz etkinliklerden mahrum kalacaksınız. Öyle kafayı yerdim işte.)
O yüzden (en iyiyi en sona saklayarak) performans kriterlerimizden bir geçelim.
Dipnot: “Oyun” bölümündeki videoyu izlemek isteyebilirsiniz, özellikle son 1.5 dakikasını.
Oyun
Ney? diyebilirsiniz. Hakkınızdır. Ama ben bu cihaza Windows yükledim, ve Mafia II‘yi test ettim. Mafia serisi, oynadığım nadir oyunlardan biridir. Orjinal MacBook’umda oynamaya başladım, iMac’te devam ettim ve aradaki görüntü kalitesi farkına inanamadım. MacBook Air’ın ise iMac’ten geri kalmadığını görmek daha da bir şaşırttı beni.
Mafia II’yi tam çözünürlükte, ortanın üzerinde kalitede hiç zorlanmadan oynatabiliyor MacBook Air. 256MB paylaşımlı RAM’li nvidia 320M’in, 4GB RAM’in ve SSD’nin gücü birleşince, işlemcisinin ezikliğini unutuyor adeta alet.
[video mp4="http://kimbucemk.com/wp-content/uploads/2011/02/MVI_9800.m4v" poster="http://kimbucemk.com/wp-content/uploads/2011/02/Screen-shot-2011-02-20-at-11.59.03-AM-510x287.png" width="510" height="288"]
123MB, 880x496px h.264 (Orjinali: 2.38GB 1080p .MOV)
Grafiklerin iyiliği bir tarafa, videonun son 1.5 dakikasından bahsetmek istiyorum. Şu zaman dilimlerine ve olaylara dikkat edin:
6.30 -> Eleman ölünce oyunun sesi kısıldığından, fanın sesi duyulabiliyor. İlerleyen saniyelerde ani bir düşüş var fan sesinde.
7.08 -> Windows 7′de “Yeniden Başlat”a basıyorum.
7.15 -> Oturum kapatılıyor.
7.20 -> *Dınnnnnn* Mac’in açılış sesi.
7.47 -> Bir dakikadan kısa sürede Windows’tan Mac’e dönüş tamam.
Bu videoyu, alet şarjdan yeni çıkmışken, pille çalışırken çektim. Mac OS X’e dönünce ekran biraz karanlık kaldığı için tam belli olmuyor fakat, %86 pil ve 3 saatlik kullanım süresi raporluyor pil göstergesi. 6 dakikalık bir oyun, yaklaşık %15 pil yiyorsa, buradan pil üzerinde yaklaşık 40 dakikalık bir oyun performansı bekleyebiliriz. Kısaca, oyun oynayacaksanız şarj aletinizi evde unutmayın.
Müzik
Müzik aleti çalmayı seviyorum. Piyanoyla başladım, uzun yıllar bas gitar çaldım, ve şimdi ilk aşkım piyanoya geri döndüm. Piyano dediğime bakmayın, aslında M-Audio Keystation 88es MIDI klavye aldığım alet. GarageBand’i açıp Symphony Orchestra Jam Pack paketiyle gelen Steinway piyanoyu açıp çalışmaktan başka bir şey yapmıyorum ama.
iMac’te, Chrome 8GB RAM’in 6GB’ını yediğinden, onu kapatmadan çalmam çok zor oluyor. 13.3″ MacBook’ta ise cihazı baştan başlattığımda bile takılmalar ve latency sorunları yaşayabiliyordum. MacBook Air’da ise onlarca program açıkken bile, hiç takılma ve yavaşlama olmadan, sorunsuzca piyano çalışabiliyorum.
Daha başka seslerde, daha üst seviye yazılımlarda ne kadar gıcıklık yapar bilmiyorum ama, bir de üzerine ses kartı alınca canlı müzik için bile kullanılabilecek bir alet olduğunu düşünüyorum.
(Bunun için de bir video koyabilirdim fakat piyano becerilerime o kadar güvenmiyorum.
İstanbul’dayken gerçekten çalabilen biriyle video çekecek vakit bulabilirsem, yazıyı güncellerim.)
Fotoğraf
Ben fotoğraf işlemek için Photoshop’la birlikte gelen Adobe Camera RAW yazılımını kullanıyorum. Bunu kullanarak renkleriyle oynuyorum. Ne yazık ki ACR, aşırı işlemci isteyen bir program.
Fotoğrafları ACR’de açmak çok uzun sürmüyor. Fakat burada önemli olan, fotoğrafların önizlemesi, ve ne yazık ki bu biraz ağır kaçıyor, geriden geliyor. Yine de bu yazıda kullanılan fotoğrafları, 5D Mark II’de sRAW2 formatında çektiğim ve MacBook Air’da işlediğimi söylersem eminim bu işlemin dayanılamayacak kadar yavaş olmadığını anlayabilirsiniz.
Genel Kullanım (İnternet, müzik dinleme, vs.)
Kötü bir huyumdur, web’de gezinirken pencere üstüne pencere açmaya bayılırım. Her pencerede onlarca sekme bulundurmayı da. Bu huyum bazı koşullarda zorlasa da işlemciyi, varsayılan tarayıcım olarak Safari’yi kullanmam (ve Flash kurmamam) büyük bir etken hiç sıkıntı yaşamamamda. (Bkz. Devrik cümle.) Ekranın boyutu da kesinlikle rahatsız etmiyor nette gezinirken.
Müziğin ise yeri bende ayrıdır. Her ne yaparsam yapayım, müzik dinlemem gerekir. Her moda, her işe ayrı müziğim vardır. Fakat, ne kadar ortalamanın üzerinde olursa olsun Air’ın hoparlörleri, müzik dinlerken kesmiyor. Üstelik 128GB’lık kapasitesini müziklerimle de doldurmak istemiyorum. Bu yüzden iki şey yapıyorum: 1) iTunes’un Sharing özelliğini kullanarak, evdeyken iMac’imdeki müziklerimi Air’daymış gibi çalıyorum, ve 2) Rogue Amoeba’nın AirFoil yazılımını kullanarak, iMac’ime Airport Express muamelesi yapıyor, ve Air’dan çıkacak olan sesleri iMac’e yönlendirip onun hoparlöründen dinliyorum. Böylece hoparlör masrafından da kurtulmuş oluyorum.
Anında Mesajlaşma
İki bilgisayar birden kullanıyorsanız, anında mesajlaşma işkence haline gelebiliyor. Hele ki benim gibi bi ona, bi diğerine zıplıyorsanız. Kullandığım 5 farklı IM servisi var, kimi diğerlerinden daha çok.

Windows Live Messenger/Yahoo! Messenger: Al birini, vur ötekine olduğu için ikisini de aynı kategoriye tıktım. Kendi istemcilerinde durum nedir bilmiyorum, fakat Adium’da çalıştırdığımda, iki bilgisayardan birden hesap açmam mümkün olmuyor. O yüzden bu iki hesabım sürekli olarak iMac’te açık, hiç MacBook Air’a eklemedim bile.
Google Talk/AIM: Bu ikisi, MSN/Yahoo’nun aksine, birden fazla bilgisayardan giriş yapmayı destekliyor, üstelik bir bilgisayarda yazışırken, diğerine atlayıp oradan konuşmaya devam etmeme de yardımcı oluyor. İkisi de, ilk mesajları iki bilgisayara da birden gönderiyor, sonra hangisinden cevap verdiysem cevaplar ona geliyor… bazen. Arada sırada siz bir bilgisayardan yazarken, cevaplar ötekine düşmeye başlayabiliyor. Pek stabil değil kısaca. (Adium ve iChat’te denedim her iki sistemi de, her şekilde bu tür sorunlar çıktı.)
Skype: En iyi bişi. Konuşmalarınızı anında iki bilgisayar arasında senkronize ediyor —sizin yazdıklarınız dahil. Böylece bir bilgisayardan diğerine geçince yok mesaj geldi mi, yok en son ne yazmıştım derdi olmuyor. Hatta, bilgisayarınız kapalı olsa bile, açınca yazılanlar otomatik olarak geliyor. (I know, cool, right?)
Programlama. Yazı yazma.
MacBook Air’ın en sevdiğim tarafına geldik. Cihazı ilk kurclamaya başladığımda farkettiğim klavye farklılığı, tuşların diğer MacBook modellerinin yarısı kalınlığında olması ve bu nedenle basıldığında daha az yol katetmesi, önceleri “eksiler” hanesine aldığım bir not olsa da, 2 ayın sonunda oldukça alıştığımı, hatta bu durumdan hoşlanmaya başladığımı bile söyleyebilirim.
MacBook Air, şu anda birincil kodlama bilgisayarım. Burada not düşmem gerekiyor sanırım, web kodlama yapıyorum. Kod derlemeye çalışıp saatler alınca azarlamayın sonra beni. MacRabbit’in yazılımı Espresso‘yu kullanarak çok rahat bir şekilde, tek pencerede yazılım geliştirebiliyorum. WordPress’in de tam sayfa görsel editör fonksiyonunu kullanarak rahatlıkla yazı yazabiliyorum. Evet, araştırma yaparken biraz ekran alanı kısıtlı oluyor, veya -yine bir MacRabbit yazılımı olan- CSSEdit‘i kullanırken dar görüş alanı nedeniyle pencere cambazlığı yapmak durumunda kalabiliyorum, fakat bunun dışındaki “free-flow” kod ve makale yazımları, ödev yapımları, ve benzeri işlemler için MacBook Air; klavyesiyle, boyutuyla, ekranıyla mükemmel bir cihaz.
Özellikle boyutuyla, ve ağırlığıyla. Tembel bir insan olduğumu söylemiştim. O yüzden yatağıma aşırı bir bağımlılığım var. Ve yatakta değişik pozisyonlarda bilgisayar kullanmayı seviyorum: Bu yüzüstü yatarken de olabilir, sırtımı duvara verip bağdaş kurmuş bir şekilde de, sırtüstü yatarken de. Ve MacBook Air’ı bu -ve başka birçok- pozisyon arasında debelenirken rahatça ihtiyacım olan şekilde konumlandırabiliyorum. MacBook’um 2 kiloluk ağırlığıyla bir süre sonra ağır gelmeye başlardı, Air ise iPad’den farksız neredeyse.
Sonuçlar (a.k.a. “tl;dr”)
Bütün yazıyı okuyanlar için tekrar etmeme gerek yok sanırım, MacBook Air’ıma âşık olduğum belli olmalı. Sadece yukarıda yazdıklarımdan bir parça özet geçip, birkaç ek özellik daha belirteceğim aşağıda. Sonra bitiyor. (Söz.)
Sevdiklerim:
Ekranın orantısı, iMac’imle aynı. Daha geniş. Daha tanıdık.
Hoparlörler boyuna göre oldukça iyi. Tabii ki bir PowerBook veya 13.3″ MacBook Pro kadar iyi değil, ama siyah MacBook’takinden çok daha kaliteli ve yüksek. 13.3″ MacBook Air’ın daha iyi hoparlörlere sahip olduğunu belirtmekte yarar var. Ama fizik kurallarını yıkmadan zor zaten başka bir şey beklemek.
Ah… Disk Sharing. Mükemmel. CD’yi tak, uzakta okusun, sen kendi bilgisayarına takılıymış gibi işlem yap. Yalnız, Windows kurulmuyor o şekilde, bi o sakat. Fakat Windows’u kurduktan sonra yine çalışıyor paylaşım muhabbeti.
Sevmediğimi sandıklarım:
Klavye. Tuşlar aynı boyda, ama kesinlikle aynı kalınlıkta değil. Bu nedenle, tuşlara bastığınızda da, diğer Apple klavyelerindekilerin yarısı kadar içine giriyor. Oldukça rahatsızlık verici, özellikle eski klavyeyi son 3 yıldır sürekli kullanan biri için. Fakat 2 ay kullanımdan sonra gördüğüm kadarıyla, alışılamayacak bir şey değil. Aynı zamanda hızlı kullandığında ötüyor, vic vic. Yine, 2 ay geçti ve bu sesler ilginç bir şekilde kesildi.
Üst satır tuşlarının da normalden de ufak olması problem değil, ama çerçevesi hemen dibinde başladığı için parmağınızı düz basamıyorsunuz genelde, bükmeniz gerekiyor basarken. Tekrar, 2 ay sonra, alışılıyor. Artık tam düğmeyi buluyorum rahatlıkla, sınırını aşmadan. Ses kısma tuşları da bir solda olduğu için, alışılan yere basınca farklı tepkiler veriyor. İşte bu, 2 ay sonra bile hâlâ sinir bozucu.
Sevmediklerim:
SSD’si gerçek 128GB değil. Şöyle ki, Mac OS X 10.6′da disk kapasiteleri ikili sayı sistemi değil de, onlu sayı sistemi üzerinden bildiriliyor. Bu durumda, 500GB disk aslında 465GB olarak gösterilmesi gerekirken, direkt 500GB olarak gösteriliyor. Fakat, MacBook Air’da, ona rağmen 120.99GB gözüküyor disk. Yani ikili sisteme göre 112GB kadar boş bir alan var. Bu, reklam edilenden 16GB daha az oluyor.
İşlemci, idle time olayı nedeniyle pil ömrü tahmini sürekli oynuyor; Bir an 4.5 saat gösterirken, Chrome’da Flash site açınca 45 dakikaya inebiliyor. Aynı sorun nedeniyle, fan sesi de pek bir fingirdek, diğer kullandığım Mac’lerden çok daha ani bir şekilde artıp azalmaya bayılıyor. Ama Windows’ta oyun oynamıyorken veya Chrome’da Flash site açmıyorken hiçbir zaman duymuyorum fan sesini, bunu da eklemem lazım. Maksimum fan dönüş hızı ise 6500rpm; alüminyum MacBook’tan 300RPM, siyah MacBook’tan 500RPM daha fazla. Haliyle daha fazla ses çıkıyor son hızda.
Donanımsal Eksiklikler:
Bunlar, diğer kullandığım modellerin bazılarında olup da Air’da olmayan özellikler.
Pil göstergesi: PowerBook’um ve siyah MacBook’umda, pilin üzerinde bir düğme ve belli sayıda LED’ler vardı. Bunlar, pilin şarj durumunu, bilgisayarı açmadan -hatta bilgisayara takmadan- görmemize yarıyordu; Güzeldi. Sonra alüminyum MacBook’ta bunu pilin üzerinden kasanın yanına taşıdılar. Bilgisayara takmadan pil durumunu artık göremiyorduk, ama bilgisayarı açmadan görebiliyorduk; Kısaca, idare ederdi. Fakat bunu MacBook Air’da komple kaldırdılar. Artık bilgisayarı açmadan pil durumunu öğrenmenin imkanı yok.
Işık sensörü: Birincil amacı karanlık ortamda klavye ışığının açılması olan bu donanım, aynı zamanda ortamdaki ışık miktarına göre ekran aydınlatmasını da ayarlıyordu. MacBook Air’da klavye aydınlatması yok, dolayısıyla ışık sensörü yok, dolayısıyla otomatik ekran aydınlatması ayarı yok.
Uyku göstergesi (nefes alan ışık): Bu seneye kadar aldığım bütün Mac’lerimde bulunan, uyku bildirim ışığı. Bilgisayarın kendisi açık fakat ekranı kapalıyken sürekli yanan, bilgisayar uyku modundayken ise nefes alıp veren bir insan gibi yanıp sönen bu ışık, ne iMac’imde, ne de MacBook Air’ımda bulunmuyor.
IR alıcısı: Önceki MacBook Air’da bulunan, uzaktan kumanda kullanmaya imkan veren IR alıcısı, artık yok. Ama alet zaten uzaktan kumanda kadar (GoogleTV’nin uzaktan kumandasından daha ufak bile olabilir hatta), o yüzden çok da mantıksız değil hani.
Sorular falan?
Yazmadığım birçok şey olabilir, aklıma geldikçe sıraladım buraya. Merak ettiğiniz bir şey varsa, yorum formu aşağıda.









Cok guzel ve bilgilendirici bir yazi olmus.
Bir bucuk senedir MacBook Air kullaniyorum. Her seyinden cok memnunum. Bilgisayarlardan cok da anlayan bir insan sayilmam. Benim icin gorunus ve duzeni onemli. iTunes un ve iPhotonun duzenli olmasi, her aradigima kolayca erisebilmem ve bilgisayarimin hizli olmasi (acilir ve kapanirken de) benim icin cok onemli.
Benim Air le ilgili en buyuk sorunum asiri isinip takilmasi. Oyun oynayan ya da bilgisayari cok yorcak isler yapan biri degilim. Ama ben de bahsettigin gibi yatagimin uzerinde ya kucagimda koyarak bilgisayarimi kullanabilmek istiyorum. Ancak gecen yazin basindan beri bilgisayarim asiri isiniyor. Temmuzdan eylule kadar, havanin da cok sicak oldugu donemlerde bilgisayardan film seyredebilmek icin cooler ile alttan sogutup bir de yukaridan pervane tutmam gerekiyordu. Nitekim isinmaya, ekrani govdeye baglayan plastik (terimsel hatalar olabilir) dayanamadi ve yamuldu. Ekran dusmeye basladi.
Bu durum beni her ne kadar uzse de, apple in mukemmel servisiyle tanismama sebep oldu. Air laptoplarda genel bir hata oldugundan faturasiz olmasina ragmen (amerikadan aldim, fatura vermediler nedense) alip, 1 haftada komple ekrani degistirip geri verdiler.
Airdan her ne kadar memnun olsam da, artik yanimda tasimam cok da gerekmediginden Pro almak istiyorum. Ama yeni cikan Air a ne kadar karsi koyabilirim bilinmez
Iyi gunler diliyorum
Selam Nisa
Apple servisi ile ilgili kısma gelmeden önce “genel bir arıza o, garanti dışı bile olsa değiştiriyorlar” diyecektim ki, değiştirmişler.
Sevindim uğraştırmadıklarına. Ben de aynı şekilde garanti dışı birkaç ücretsiz değişim aldım. Apple’ın servisini seviyorum o açıdan.
Açıkçası, eski Air’lardaki o ısınma problemlerini biliyorum, ve sen söyleyince yazmayı unuttuğumu farkettim: Hiç ısı problemim yok. MacBook’umda 65 dereceden aşağı inmezdi işlemcim, bunda 50 derece civarında sürekli. Kucağımda da rahatça tutabiliyorum, ellerim terlemeden saatlerce yazı da yazabiliyorum.
Yazmayı unuttuğum bir başka şey daha var: Haziran/Temmuz ayında MacBook Air’ların Sandy Bridge’li işlemci sistemiyle güncelleneceği söyleniyor. Böylece burada bahsettiğim “düşük işlemci” sendromundan da kurtulacak, tam bir canavar olacak.
Eğer güncellemek istiyorsan onu beklemek isteyebilirsin.
Çok Güzel bir yazı olmuş bende almadan önce size bir soru sormak istiyorum. 720p videoları oynatımı nasıl çözünürlük yeterli ama donma oluyor mu merak ettim?
1080p bile oynatıyor sorunsuzca.
MKV’lerde fan biraz ötmeye başlıyor ama.
yazınız için teşekkürler. acaba macbook air de birden fazla msn hesabını aynı anda açabiliyormuyuz ? ve msn videolu görüşmelerde bir sorun yaşanıyor mu ? ayrıca yeni açılan app store hakkındaki fikirleriniz nedir ?
Bunların hiçbiri Air’la alakalı değil, OS X’le alakalı tamamen
Birden fazla MSN hesabı açılabilen Adium isimli yazılım var, kamera içinse Microsoft’un kendi istemcisini kullanmak gerekiyor. Ben şahsen Adium’u tercih ediyorum, kamera içinse FaceTime/iChat/Skype kullanıyorum.
App Store… Meh. Karışık duygular içerisindeyim. Ayrı bir yazı olur ondan.
O kadar site gezdim internette bu kadar guzel bir yazi okumadim..Muthis aydinlatici bir inceleme olmus..Ben de mac dunyasina bulasmayi dusunuyorum fakat son derece kararsizim..11 inclik airlerde sd kart okuyucu + ethernet portu yok ama cok hafifler 13.3 ler ise ince hafif ama gene de belli bir alan kapliyorlar cantada..macbook pro ise super ama dediginiz gibi agir..su an arkadasimdan odunc aldigim prodan yaziyorum mac e alismaya calisiyorum ama alet cidden 2 kg ve tasimasi iskence gibi..ne alsam kafam cok karisik..oyun oynamaya niyetim yok skype facebook internette sorf falan yapmaya niyetm var..ama air de sd kart portu olamamsi canimi sikiyor..
Yazıyı beğendiğinize sevindim.
Açıkçası iMac’imde SD kart okuyucusu var, ama hiç kullanmadım. Zaten fotoğraf makinam da Compact Flash kartlarla çalıştığı için gereksiz bir şey benim için. USB kart okuyucuları da oldukça ucuz olduğundan eksikliğini pek olumsuz bir şey olarak görmüyorum.
Ethernet portu için de aynı şey geçerli… Pek ihtiyacım olan bir şey değil. İhtiyacım olursa da USB’den bağlayabileceğimi biliyorum.
Şu anda bir numaralı cihazım Air. iMac’imi de seviyorum, ama Air’ın esnekliği kesinlikle yok.
yorumlar ve video dahil her satırını okudum çok bilgilendirici bir yazı olmuş teşekkürler.
peki bu macbook airda iphone için uygulama geliştirme yapılabiliyor mu?
Tabii ki yapılabilir, ama yazılımı derleme kısmı işlemci ağırlıklı bir işlem olduğu için oldukça yavaş kaçacaktır. Derlemeli program yazmak için pek tavsiye etmem, kısaca.
Flash desteği varmı bu alette. flash ögeler içeren siteleri kullanabiliyormuyuz .mesela mynette okey oynayabilirmiyim mac os üzerinde. yada destek yoksa eklenti falan ile sağlanabiliyormu.
Çok güzel bir inceleme olmuş, tebrikler… MBA 11″ 1.6GHz, 128GB, 4GB modelini kullanıyorum ve inanılmaz memnunum… (:
macbook air 11″in 1.6 Hz olanı var mı? Türkiye de bulamadım.
Bilkom kafasına göre getirtiyor. Normalde 1.6GHz modeli BTO olduğu için, Bilkom başta tüm konfigürasyonları yapıp getirtmişti. Şimdi napıyor bilmiyorum, ama Bilkom’dan almanızı tavsiye etmiyorum zaten. Uluslararası 3 yıl garantiyle aldığınızda bile Bilkom fiyatından ucuza geliyor.
Ayrıca Mac OS X Lion çıktığında makineden aldığımız keyif daha da artacak gibi görünüyor… Multitouch gestures tam bu makine için… Hazır aklıma gelmişken developer preview beta 2′yi indirip kurayım… (;
@Engin, Elbette flash desteği var ama sonradan yükleyebiliyorsun… Default olarak flash player kurulmuyor yani…
Güzel bir inceleme olmuş. Çok uzun yıllardır PC kullanıyorum. Mac konusunda çok olumlu düşünmeme rağmen biraz endişeliyim doğrusu. Kullanım alışkanlıklarında sorun yaşayacağım gibi geliyor. Şu sağ tuş olayı falan nasıl olacak bilmiyorum
Ama her şeye rağmen macbook air alacağım sanırım. Fakat Haziranda çıkacak yeni modelini beklesem mi acaba diyorum? Haziranda çıkacak modelin Türkiye’ye gelmesi de zaman alacak sonuçta. İnternette bilgi de bulamadım. Sizce beklemeye değer mi yeni macbook air?
Apple ürünleri hakkında internette bulacağınız dedikodulara inanmayın zaten.
Haziran’da yeni Air modeli çıkacağı sadece bir söylenti, o yüzden hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz ona göre plan yaparsanız.
Ayrıca Mac OS X’te uzuuuuuuuuuun zamandır sağ tık var.
Macbook air 11 inç aldım ve apple dünyasına adım atmış oldum. Gerçekten kullanımı çok kolay. özellikle tracpadin multi touch özelliği süper zaten almama karar vermemdeki en önemli özellik oldu. Çünkü diğer notebooklarda (dikkat edin bu bir notebook, netbook değil) track pad o kadar yetersiz ki ayrıyeten mause taşımak zorundasınız. Ekran büyüklüğü yapacağınız işe göre gayet yeterli ve çözünürlüğü yüksek sanki daha büyük bir ekranda çalışıyormussunuz hissi veriyor. Pil sadece internette gezinti için 4 küsür saat gidiyor. İnternetten direk film izlerseniz 3,5 saat civarı gidiyor . Ben kullanım olarak internet, web proglama ve apple uygulama geliştirme yapmak istiyorum. Yeterli olacaktır büyük ihtimalle. Ben bütçe kısıtımdan dolayı 64 gb aldım kullanım alanı 60 gb gösteriyor (yükseltiliyormu bilmiyorum) fakat yeterli bütçeniz varsa 128 gb almanız da fayda var. Bu bilgisayarla aynı deneyimi sunan ikinci bir cihaz yok. Alana kadar yüzlerce modeli inceledim
Öyle aldım (o kadar kaliteliki burda bedava reklamını yapıyorum o derece
)
Öncelikle yazınız tam mac alma arifesindeyken cidden çok aydınlatıcı oldu
Bi sorum olucak ben genellikle pc de internet film muzik resim yani mac te rahatlıkla yapabileceğim seyler için kullanmaktayım fakat işle alakalı office ve autocad programlarına da ihtiyac duymaktayım bu programların verimi mac te nasıl olabilir bilgi verirseniz cok sevinirim ii gunler…
“Office işleri”nde hiç sıkıntı yaşamazsınız, fakat AutoCAD bildiğim kadarıyla işlemci ve ekran kartı sömüren bir yazılım, o yüzden Air çok sağlıklı bi tercih olmayabilir.
meraba
benim sormak istediğim arkadaşlarımdan gelen word ve excel gibi dosyalarda düzeltme yapıp geri gönderdiğimde özellikle tablolarda kayma ve karakter boyutlarında farklılık olup olmadığıyla ilgili
mac book air da office için ek program yuklemek gerekiyor mu ve fiyatı hakkında bilginiz varmı
tesekkur ederim
Apple’ın kendi “Office paketi” olan iWork’ü kurarsanız (Pages/Numbers/Keynote) Windows’lu bir PC’ye gönderdiğinizde bazı sıkıntılar olması olası. Ama Mac için Microsoft Office var, onu kullanırsanız hiçbir sorun yaşamazsınız.
Tek kullanıcı paketi 115$, 3 kullanıcı paketi 125$ amazon’da. İki ortak daha bulup 42′şer dolardan lisanslı Office 2011′e sahip olmak mümkün.
yazınız oldukça bilgilendirici olmuş ellerinize sağlık
ben günlük kullanım amacıyla bir mac almayı düşünüyorum.
yani internet, müzik dinleme, film izleme-maksimum 720p cozunurlukte- youtube da video izleme ve ofis vb programları kullanma gibi…
en çok merak ettiğim, fan sesi meselesi.
yukarda saydıklarımın en azından ikisini, belki de üçünü aynı anda yaptığımda fan sesi kafamı şişirecek boyuta gelir mi sizce?
bir de görüntülenen web sayfasında flash animasyon, reklam olması fan sesini arttırır mı? eğer arttırırsa youtube daki videolar sanırım flash destekli. bu problem olurmu?
teşekkür ederim.
Flash üzerinden video izlemeye çalışırsanız kesinlikle fan sesi sorun olacaktır. Ama Safari’nin bazı eklentileri, YouTube/Vimeo/vs. siteleri Flash yerine HTML5 video ile kullanmanızı sağlıyor, ve bu şekilde hiç sorun olmuyor.
öncelikle yazı ve video için “süper olmuş”.ben 2 gbram e sahip ve 1.86 gh hızı olanı almayı çok istiyorum yalnız sizinde yukarda belirtmiş olduğunuz “derleme” meselesi beni tedirgin etti.ben hem apple iphone için hemde win7 kurup netbeans ve visual studio da yazılım geliştirmeyi isteyen birisiyim ve bunlarda çok derleme yapacağım manasınadır.neden ısrarla soruyorum derseniz elime çok iyi bir fiyata gelecekte onun için.Sizin görüşünüz ne bu konudahiç kurtarırı yok mu?teşekkürler.:D
Teşekkürler
Derleme, donanım ne kadar kuvvetliyse o kadar az süren bir işlemdir. MacBook Air’larda kullanılan işlemciler de ne yazık ki birkaç nesil geriden, üstelik düşük hızlarda gelmekte. Eğer “beklerim biraz, sorun değil” derseniz, alın. Benim gibi aceleciliği nedeniyle derlemeli dillere dahi bulaşamayan biriyseniz -ki anladığım kadarıyla değilsiniz- uzak durun.
öncelikle incelemeniz bir harika tebrik ederim.benim e birkaç sorum olacak izninizle.
temel olarak hafifliği benim için önemli oldugu için air e yönlendim. ancak su an web tasarım için çalıştıgım dreamviewer ve photoshop programlarını kaldırabilir mi merak ediyorum. windows a göre cihazın bu noktalarda seriliği nasıl olur muadiline göre sizce? ve yazıda gördüm merakımdan soruyorum. işlemcisinin geliştirileceğine dair yazılar okudum. geliştirlmiş olanının farkı ne içeriyor ve performasta ne kadar fark eder? acelem yok almak için beklemeli miyim? teşekkürler.
Ben Photoshop’u sadece fotoğraf işlemek için kullanıyorum, ve oldukça stabil ve seri bir şekilde çalıştırıyor. Hiçbir sıkıntım yok. Dreamweaver konusunda ise emin değilim, ben -birkaç gün içinde yayınlayacağım yazıda bahsedeceğim üzere- Espresso ve TextMate ile kod yazıyorum ve aşırı memnunum.
Önümüzdeki üç ay içerisinde Air’ların yenileneceği kesin. İçinde söylendiği gibi yeni nesil i-serisi bir işlemci bulunacak, ve bunların 1.4GHz ve 1.6GHz Core 2 Duo’lardan da daha başarılı olacağına eminim. Bekleyebiliyorsanız o yüzden beklemenizi tavsiye ederim.
bu kadar gerekli, aciklayici, yorucu,zahmetli bir yazi ayrica oyun videosu hepsi bir arada gercekten bir tesekkurden fazlasini hak ediyor emeklerinize saglik…
arkadaşım ben amarikadan mac pro alacam ne gibi sikintilar yasarım türkiye gelince Klavye
sorunu yasarmıyım Q kullanıyorum
Mac Pro biraz büyük Amerika’dan getirtmek için, ve zaten klavyeyle gelmiyor.
MacBook Pro’dan bahsediyorsanız, Türkçe klavyeye göre farklılıkları var ama tanıdığım birçok kişi sorunsuzca kullanıyor. Sıkıntı olmaz.
merhabalar bende macbook airkullanicisiyim yeni kullaniyorum ve teksikayetim video veya film seyrederken cok fani aciliyor ve cok isiniyor cok sicak oluyor bunu tavsiye ediyormusunuz yoksa tekrardan iade mi etmeyi tavsiye edersiniz ayrica bir sorum daha var windows live messenger 2011 yuklmek istiyorum olmuyor muzik indirmek istiyorum olmuyor nasil program yukliyecegim bilemiyorum yardmimci olursaniz cok sevinirim cevabinizi bekliyorum
Eski Air’larda (burada incelemesini yazdığım modelde mesela) Core 2 Duo işlemci kullanıldığı için VLC gibi ekran kartı yerine işlemciyi kullanan yazılımlarda HD film izlerken fan sesinin artması çok normal. Flash gibi ilkel teknolojiler de buna fazlasıyla neden oluyor.
Yeni Air’lardaki i5/i7 işlemciler ise daha rahat olmalarına rağmen çok daha çabuk ısındıklarından dolayı yine aynı sorunu gösterebilirler.
Eskiden kullandığım MacBook/MacBook Pro’larda bile aynı sıkıntıyla karşılaştığımı ve bir tek iMac’imde bu sıkıntıyı yaşamadığımı söylemem gerekiyor. Yani çözüm başka bir taşınabilir değil, soğutması daha etkili yapılandırılmış bir masaüstü bilgisayardan geçiyor.
Güzel bir incelemeymiş ellerinize sağlık.
cem bey paylaşımınız icin tesekkurler
bende apple aılesıne katılmak ıstıyorum fakat karar veremedım.
ımac 27 i5 mı alsam yoksa cinema display ıle yanında kasa mı kursam??
acaba imac 27 i5lerin performansı nasıl? oyun meraklısı degılım sadece islemci performansı ısterım.ısınma sorunu var dıyorlar sız ne dıyorsunuz uzun sure kullanımında sorun cıkıyor mu??
Bende Macbook air almayi dusunuirum i5 64 gb fazlada param yok anca bunu alabikirim autocad calisturmada sorun yaratirmi
Sanırım yaratır. Hem 2GB RAM yetersiz olacaktır, hem de CAD yazılımları ekran kartına bağımlı ve yeni Air’ların ekran kartları eskilerininkinden daha güçsüz.
tesekkurler cem k.
ben de bir air kullanıcısıyım. yazını cok faydalı buldum. cok tesekkur ederım. yorumlarda ve yazında goremedım ama cihazımı yansıya baglamak ıstıyorum. nasıl baglayabılırım malum cıkısları sınırlı ve monıtor cıkısı yok. yardımcı olursan cok sevınırım. kolay gelsin.
Aslında var; Sağ tarafta, üstteki çıkış, ekran çıkışı. Apple’ın mini-DisplayPort’tan DVI ve VGA’ya çeviren dönüştürücüleri var. DVI olanı aynı zamanda HDMI çıkışı için de kullanabilirsiniz, ama yeni nesil bir mini-DP->HDMI adaptörüyle ses de elde etmeniz mümkün. Sizin işinizi görecek olan VGA’lı olanı.
Merhaba benim merak ettiğim,
13-inch
•1.8GHz Dual-Core Intel Core i7
•4GB 1333MHz DDR3 SDRAM
•256GB flash storage
Customized Mac air almak istiyorum bende çok ağır bir alet istemiyorum…Şarj aleti ile kaç kg geliyor acaba? Dell XPSm1330 var elimde 1.7 kg deniyor ama deiil
Mac Air gerçekte kaç kg acaba? Dell var ama taşıyamadığım için ve performans için bu makinayı almak isyiroum onunda şarj aleti devasa ise almayayım
Teşekkürler CEMK,
Tugba
Bilgisayarın şarj aletinin kendisi 150 gram civarında. Bunun ucuna takılan kablosu da o kadar ediyor, ama eğer uzatma kablosuna ihtiyacın yoksa küçük aparatı var, o da 30 gram kadar imiş.
13-inch Air’ın kendisi ise 1.35kg. Toplamda şarj aletiyle en fazla 1.7kg’ye geliyor, kısaca.
Şarj aletinin boyutu da oldukça ufak, taşımak pek sıkıntı yaratmıyor.
ben mac air almak istiyorum ama fan sesinin fazlalığından çok endişeliyim çünkü şuan kullanmakta olduğum vaio kafamı fan sesiyle ütülemekle meşgul. Sizin fan sesiyle ilgili yorumunuzu okudum da internetten dizi izlerkenki fan sesini nasıl değerlendirirsiniz acaba (flash kullanırken yani) bir de öğrenciyim mac alındıktan sonra masraf çıkarır mı, ne kadar çıkarır (uygulamalar ve programlar konusunda) ve pc ile yapabildiğin hangi işlemlerde mac bana yardımcı olamaz?
Flash dizi izlerken kesin fan sesi var. Onu kesmenin yolu yok. Dizileri indirip izlemen daha iyi olur.
Benim para verip almayı tercih ettiğim her yazılımın ücretsiz versiyonları da var. Öte yandan, çoğu kullandığım yazılımın da Windows’ta karşılığı yok. Bu durumda “Mac ile yapabildiğim işlemlerde Windows bana yardımcı olamıyor” diyebilirim. Anlayacağın üzere, o sorunun cevabı, tamamen ne yapmak istediğinde saklı.
Sizce uygun mu bu http://www.vatanbilgisayar.com/productdetails.aspx?I_ID=57052 ? teşekkürler. Sanal bi win xp kurup assasin’s creed vs oynarken (full kalite olmak zorunda değil) sorun çıkarır mı?
2GB RAM’li model, kesinlike yeterli olmaz.
Ayrıca Windows XP mi kaldı yahu?
merhaba ben macbook air kullaniyorum cok memnundum fakat uc gundur beni rahatsiz eden ses sorunu var malesef ses acamiyorum yardimci olursaniz ok memnun olurum ..
Evet bende 2gb ram yetmiyecegi icin macbook pro zonjq düşündüm . Bu model iyimidir?
Türkiye’dekilerin götünden uydurduğu bir model numarası üzerinden bilgi edinmem mümkün değil. Doğru düzgün özelliklerini öğrenirseniz cevap vermeye çalışırım.
4gb ram i5 işlemci 500gb sata hard disk intel gr.3000 ekran kartı ama çok sağolun bugun siparişi verdim . air değil pro (yukardaki cihazı verdim) , mac leri bu kadar iyi tanıttınız. Başta baya tereddüt ettim bu yazıyı okunyunca geçti.