Gülümseyin, çekiyorum!
İhtiyacınız olmayacak iki kelime. Eğer partilerde, toplanmalarda elinizde bir fotoğraf makinası varsa, insanlar zaten bunu yapacaklardır. Hatta bazıları sizi yolunuzdan dahi çevirebilirler, poz vermek için.
Peki fotoğrafların hakkını nasıl verebilirsiniz? Kendi yöntemlerim, şöyle.
Ekipmanlarım:
Kullandığım üç parça ekipman var sadece. Elimde farklı ekipmanlar olmasına rağmen ben parti ve diğer etkinliklere fiks onları götürüyorum. Üçünü de tercih etme nedenlerimi, yöntemlerimi ve kullanılabilecek alternatifleri, kendi maddeleri altında detaylıca anlatacağım:
Makine: 5D Mark II
Açıkçası fotoğraf makinasının marka ve modeli önemli bile değil, hatta 5D Mark II olması, karanlık ortamlar için büyük bir dezavantaj. Nikon’ların odaklama motorları çok daha üstün, bu amaçla fotoğraf makinası alacaksanız FX olarak D700 veya DX olarak D7000 çok daha rahatlatıcı bir tercih olacaktır.
Makineyi ISO400 civarında kullanıyorum. Yerine göre biraz daha açıp kısıyorum. Yukarıdaki fotoğrafta mesela, ISO640′a çıkmışım. Ama başlangıç noktam hep ISO400 oluyor.
Odaklamayı deklanşörden arkadaki “AF-ON” düğmesine aldım. Böylece bir kere odaklayıp arka arkaya -makinenin tekrar odaklamasını beklemeden- fotoğraf çekebiliyorum. Eg-S odaklama ekranı da karanlık ortamlarda hızlı lenslerle daha aydınlık görmenizi ve daha iyi kadrajlamanıza yardımcı oluyor. (Tabii gözünüz varsa, ve benim kadar beceriksiz değilseniz.
)
Makineyi tamamen manuel kullanıyorum. Makinanın benim adıma karar vermesini istemediğim için diyaframı, enstantaneyi kendim ayarlıyorum. Zaten başlangıç değerlerimden çok da sapmıyorum, ince ayarlarla geçiştiriyorum.1
Lens: 50mm ƒ/1.4
Kullandığım, sahip olduğum en kötü lens olmasına rağmen vazgeçemiyorum. Odaklama sorunlarım var2 ve verdiği sonuçları tahmin etmek çok zor. Bazen acayip keskin çekiyor, bazen çok yumuşak sonuçlar veriyor.
Ama iki avantajı var.
- Normal bakış açısı. Aranızdan biri geçmeden rahatça portre çekebileceğiniz kadar dar, birden fazla insanı rahatlıkla çekebileceğiniz kadar geniş. Biraz daha geniş olsa (mesela, 35mm ƒ/1.4L olsa) şikayet etmem, ama bu da gayet makul bir bakış açısı sunuyor.3
- Açık diyafram. Hem karanlıkta daha rahat görmenizi sağlıyor, hem ortam aydınlatmasını daha rahat yakalıyor, hem de inanılmaz dar alan derinliği veriyor.4
Flaş: Speedlite 540EZ
Aslında önceden 580EX II kullanıyordum, ta ki bir takside unutana kadar… Onun arkasından, onca flaşımın içinden bu işler için 540EZ’yi kullanma nedenim ise, en güçlüsü olması ve odaklama ışığının bulunması.
540EZ’yi otomatik modda kullanmak imkansız, çünkü kendisi A-TTL bir flaş. Zaten başta harici işler için almıştım, fakat 580EX II’den sonraki en güçlü flaşım oydu. 5D Mark II sadece E-TTL II flaşlarla uyumlu olmasına rağmen, ilginç bir şekilde 540EZ’nin odaklama yardımcısını çalıştırabiliyor. 580EX II’yi de hep manuelde kullandığım için, bu amaç için ikisinin arasında neredeyse hiç fark olmadığını söyleyebilirim.
Flaşı genelde 1/128‘de tutuyorum, ve tavandan yansıtıyorum. Böylece tavanı kocaman bir softbox gibi kullanarak daha yumuşak bir aydınlatma elde ediyorum. Bunun dezavantajı ise, insanların düz veya yukarı doğru bakmak zorunda kalmaları. Yoksa gözleri karanlık çıkabiliyor. Fakat açınızı doğru seçerseniz flaşın tepesine takılan diffuser’lardan çok daha sevimli sonuçlar veriyor.5
İpuçları:
Ben genelde mekana girer girmez birkaç deneme çekimi yapıyorum. Varsayılan ayarlarımın işe yarayıp yaramadığını görmeye çalışıyorum. Eğer fazlaysa ISO’yu veya diyaframı kısıyorum, azsa flaşın gücünü arttırıyorum. Burada önemli olan şey, ortamdaki her noktanın aynı sonuç vermeyebileceği. Bir yerde tavan diğerinden daha yüksek olabilir, bir taraftaki duvar beyazken ötekinde kırmızı olabilir. Bunların hepsini görüp ona göre önceden denemeleri yapmak, sonradan çekimi yapıp “aa burada böyleymiş, ondan şöyle kötü çıkmış” diye ağlanmaktan daha iyi.
Bazı forumlarda bu konu hakkında hiç tecrübesi olmayan insanların tripod gibi abuk subuk önerilerde bulunduğunu gördüm. Partilerin hareketli mekanlar olduğunu hatırlamak ve ona göre hareket etmek zorunda kalınacağını akılda tutmak gerekiyor. Makineyi sabitlemek için tripod, en mantıksız çözümlerden biri. Hem kimse fotoğraf çektirmek için 10 saniye poz vermez, hem de diyelim makineyi sabitlediniz, 1/10′luk pozlamayla da kurtarıyorsunuz aydınlatmayı, peki ya insanların titremesini nasıl engelleyeceksiniz? Tripod, out.
Ekipman tavsiyeleri:
Yine bir forumda bir kullanıcı beni “2000TL’lik lens, 2000TL’lik flaş, 4000TL’lik makina önermek”le suçlamış, kullandığım 5D Mark II’yi önermediğimi üstüne basa basa vurgulamama rağmen…
Bir adet harici flaş şart. Nikon da olsa, Canon da olsa, bir adet flaş mutlaka lazım. Genelde harici flaşları iki adet üst seviye model oluyor bu markaların; en pahalısına (SB-910 veya 580EX II) gerek yok, bir alt modelleri (SB-700 veya 430EX II) de olur. Hatta (7D ve 600D’de çalışıp çalışmadığını bilmiyorum ama daha eski makinalarda) 540EZ bile olur.
Sabit diyaframlı lens şart. Herkes sabit odak mesafesine sahip (50mm ƒ/1.8 gibi) lenslerle rahat etmeyebilir, her ne kadar görüntü kalitesinde çok fark olacaksa da, fakat zoom lens alınacaksa da sabit diyaframlı olması en mantıklısı. Yoksa zoom yaptıkça diyafram da değişeceği için flaş gücünü ve enstantaneyi sürekli kontrol altında tutmak gerekecektir, ki bu da ek iş ve yorgunluk demek olacaktır. Tamron’un 17-50mm ƒ/2.8 lensi süper bir yatırım olur; hem görüntü kalitesi muazzam, hem fiyatı oldukça uygun.
Gövde gerçekten farketmiyor. Ben daha sığ alan derinliği için 5D Mark II’yi tercih ediyorum, ama full-time etkinlik fotoğrafçısı olarak çalışmak istesem büyük ihtimalle daha üstün odaklama motoru nedeniyle Nikon’a kayarım.
Kit olarak tavsiye vermek gerekirse;
- SB-700, 350$’lık, yani 650TL’lik bir flaş.
- D7000 1300$ ediyor, 2500TL civarı.
- Tamron 17-50mm ƒ/2.8 ise 450$ – yani 850TL.
Hatta D7000 fazla bile, D5100 de gayet güzel iş göreceği için bu koşullarda, 1000-1200TL daha indiriyor fiyatı. Üstüne bir de sabit gidip 35mm ƒ/1.8G alırsa bir 250$ daha düşüyor fiyat. Forumda birilerinin önerdiğimi zannettiği 8000TL’lik ekipmanın yarısından daha ucuza geliyor yani; Toplamda en pahalı 4000TL, en ucuz 2250TL’lik ekipman bu önerdiğim…6
Örnek fotoğraflar:
Tavandan yansıtmanın sağladığı aydınlatma:
Tabii açıya ve verilmek istenen etkiye göre yanlardan veya daha geriden de yansıtılabilir ışık:7
Açık diyaframın hem avantajına, hem de dezavantajına bir örnek sıradaki fotoğraflar: Ortam aydınlatmasını çok güzel alabiliyorum, ama 50mm gibi odaklama özürlü bir lensle 5D Mark II gibi odaklama özürlü bir makinede tam istediğiniz yerde odak alamama ihtimaliniz yüksek:
Fakat dediğim gibi, 50mm lensin odak uzaklığı, yakın fotoğraflar için de, grup fotoğrafları için de oldukça yeterli:
Yalnız flaşı tepeden yansıtırken göz çukurları derin olan ve/veya kafası omzuna bitişik gezen8 insanlara dikkat etmeniz gerekiyor:
- Normalde, flaşsız çekim yaptığımda Av -diyafram öncelikli- modu tercih ediyorum. Minimum alan derinliği için diyaframı en açık konumda tutup enstantane ayarını makinaya bırakıyorum. Ama karanlık ortamda flaşla çekim yaparken hep manuel. [↩]
- Gerçi lensi düşürdükten sonra ben, değiştirmişler yamulan parçalarını, düzelmiş olmalı sorunlarım. [↩]
- Çarpanlı makinalarda daha da dar olacaktır, ama çok sıkıntı yaratmaz yine de. [↩]
- Merhaba ben Cem, ve ben bir bokehkoliğim. [↩]
- Flaşı direkt çektiğiniz objeye çevirip her deklanşöre basışınızda bir kedi yavrusu ölüyor. [↩]
- Ki ucuz olan SB-700+D5100+35mm ƒ/1.8 olurdu benim tercihim. [↩]
- Bu yüzden oynar kafalı harici bir flaş almak gerekiyor işte. [↩]
- Espri bana ait değil, fotoğraftaki gencin kendi yorumu.
[↩]













Eline Saglik Cok guzel bir yazi olmus !!
sadece bir sorum var neden flasi duz tutup dolgu flasi seklinde daha az gucle kullanmiyorsun ??? veya komikte olabilir ama soyle kullaniyorum ben bu tur ortamlarda
http://static.photo.net/attachments/bboard/00H/00H8JO-30905984.jpg
ornek istersen gonderebilirim
Ben mesela şu üste takılan sto-fen diffuser’ları da sevmiyorum.
mütevazı çocuk merak ettiğim bir şey var fotoğraf okuyorsan tabiki güzel sanatlardan (bende öyle bir izlenim yarattın) yakana yapışacağım (malum hepimiz kardeşiz yardımlaşma insanlık işi) tabi sorun olmazsa.
Alakam yok.
IT okudum, HCI master’ı yapıyorum. Fotoğrafçılık sadece hobi benim için.
hadi ya bende akıl danışacak bir vatandaş çıktı sonunda diye sevinç içerisindeydim.
Artıkın ben şansıma küseyim ilgin için çok çok tişkür ederim.
cevap için cyber hediye (ilk cevap aldığım insansın şaşırma tenezzül etmiyorlar )
http://www.youtube.com/watch?v=b-sSqMsckgM