<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kim bu Cem K? &#187; kraliçe lear</title>
	<atom:link href="http://kimbucemk.com/etiket/kralice-lear/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kimbucemk.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 01:57:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Kraliçe Lear</title>
		<link>http://kimbucemk.com/tiyatro/kralice-lear/</link>
		<comments>http://kimbucemk.com/tiyatro/kralice-lear/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 May 2010 23:30:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cem K.</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[kraliçe lear]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kimbucemk.com/?p=224</guid>
		<description><![CDATA[Görsel eğlenceye bayılırım. Özellikle insanların rol yaptığı ve aktörlerin başkasının yazdığı, kendinin olmayan duyguları yansıtma çabalarını izlemek, en sevdiğim eğlencelerden biridir&#8230;  Evde, yatağımda uzanıyorsam. Filmler ve diziler gibi. Tiyatro da çok sık gitmediğim, fakat genelde gittiğimde beni oldukça büyüleyen sahne sanatlarının başında gelir. Yine de, her gördüğüm tiyatro afişi ilgimi de çekmez. Okulumun Güzel Sanatlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Görsel eğlenceye bayılırım. Özellikle insanların rol yaptığı ve aktörlerin başkasının yazdığı, kendinin olmayan duyguları yansıtma çabalarını izlemek, en sevdiğim eğlencelerden biridir&#8230;  Evde, yatağımda uzanıyorsam. Filmler ve diziler gibi.</p>
<p>Tiyatro da çok sık gitmediğim, fakat genelde gittiğimde beni oldukça büyüleyen sahne sanatlarının başında gelir. Yine de, her gördüğüm tiyatro afişi ilgimi de çekmez. Okulumun Güzel Sanatlar Fakültesi&#8217;nin olduğu kampüsün girişinde gördüğüm &#8220;Kraliçe Lear&#8221; afişi ise, ilk gördüğüm anda &#8220;buna gitmeliyim&#8221; tepkisi uyandırmıştı.</p>
<p><span id="more-224"></span><img class="alignright size-full wp-image-227" title="kralicelear" src="http://kimbucemk.com/wp-content/uploads/2010/05/kralicelear.jpeg" alt="" width="185" height="259" />Babamlar da birkaç hafta sonra gitmeye karar verip bilet almamı istedikten sonra, ben de gideceğimi söyledim ve üç adet bilet aldım. Araya sıkıştırayım, MyBilet&#8217;ten bilet alıyorsanız, sinemalardaki gibi bir elektronik gişe sistemi olmadığını, gidince adınızı verip biletinizi aldığınızı bilin. Güvenlik, yok. Sadece isim yetiyor.</p>
<p>Neyse. İyi ki gitmişim oyuna. İyileriyle, kötüleriyle güzel bir oyundu. Ne yazık ki profesyonel bir eleştirmen değilim, fakat yine de biraz detaylandırarak düşüncelerimi yazmak istedim. (Hem, hey, kim profesyonel bir eleştirmen ki bu ülkede? Madem ağzı olan konuşuyor, benim neyim eksik?)</p>
<p>Önce, konu: Jane (Yıldız Kenter), sadece kadınların oynayacağı bir Shakespeare oyununda Kral Lear&#8217;in rolünü oynayacak, yaşı ilerlemiş fakat başarılı bir tiyatrocudur. Heather (Sedef Şahin) ise babası tarafından cezalandırmak üzere içinde biri ev hapsi, diğeri de eski bir dostu olduğu Jane&#8217;e repliklerini ezberlemesi için yardımcı olmak seçeneklerinin sunulduğu genç bir kızdır. Tipik eski kuşak/yeni kuşak anlaşmazlıklarının işlendiği oyunda, Jane&#8217;in kaybolan hafızası dışında ufak bir problemi daha vardır: aklındaki çellist (Feride Berin Varol).</p>
<p>Oyun çok güzel. Bir Shakespeare oyunu üzerinden yola çıkılmış olmasına rağmen oldukça yerinde ve kararında Shakespeare alıntısı yapılmış. Fakat oyunun asıl şeklini ortaya çıkaran, oyuncular. Oyunculara bağlı olarak kalitesi düşen veya artan bir senaryo ve hikaye var.</p>
<p>Ana karakterleri oynayan oyuncuların arasında tam 64 yaş var. Biri 80&#8242;lerine girmiş Yıldız Kenter —anlatmaya gerek bile yok. Diğeri, Sedef Şahin, ise 1992 doğumlu, 17 yaşında, Pera Güzel Sanatlar Lisesi Tiyatro Bölümü&#8217;nde bir öğrenci. Yıldız Kenter&#8217;in &#8220;yılların oyuncusuyum, havam yeter&#8221; havası, &#8220;repliğini unutan Jane&#8221;le &#8220;repliğini unutan Yıldız&#8221;ın birbirine girmesi nedeniyle izleyicilerin kafasını karıştırıp sıkılmalarına neden olabiliyor. Öte yandan, onca sahnedeki gerek Kenter&#8217;in, gerek Şahin&#8217;in (hatta Şahin&#8217;in daha fazla) onlarca alkışlanası performansına rağmen bir tek Yıldız Kenter amuda kalktığında alkışlayan seyirciye müstahak olduğunu düşünüyorum.</p>
<p>Sedef Şahin&#8217;in &#8220;Yıldız Kenter&#8217;le başbaşa tiyatro yapıyorum!&#8221; havası ise, oyunu kurtaran duygulardan biri denebilir. Bu havayı vereninse kendisinin değil, oyuna gösterdiği çabanın ve bu çabayı çaktırmayan doğallığının birleşimi olması daha da fazla zevk veriyor. Her sahnesinde sanki <em>Yıldız Kenter&#8217;in karşısı<span style="font-style: normal;"><em>na yanlışlıkla çıkmış genç bir kızmış, günlük hayatını yaşıyormuş, herhangi bir seyirci tepkisinde sihrini kaybedecekmiş </em>hissi veren sadeliği ve samimiyetini, aldığı onlarca kahkahaya rağmen sadece tek bir sahnede yüzünde beliren tebessümle, aslında mükemmel oyunculuk kabiliyetine borçlu olduğunu mükemmel bir şekilde sergiliyor. Bir de arkadaşlarına SMS (se-me-se <img src='http://kimbucemk.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  ) atarkenki konuşmaları, sondaki &#8220;kibbye&#8221; (SMS çağında ergen olmayanlar için tercüme: &#8220;Kendine iyi bak, güle güle.&#8221;) deyişi çok çok hoşuma gitti, belirtmeden geçemedim.</span></em></p>
<p>Sahne konumu nedeniyle sürekli gözden kaçansa, çellist Varol&#8217;un minimalist hareket ve mimikleri oluyordu. Öyle ki, hiç repliği olmayan ve sürekli Jane&#8217;in duygu ve düşüncelerine yeri geldiğinde tercüman, yeri geldiğinde muhalif olan, ve bunu çoğunlukla çellosuyla, kimi zaman da suratıyla yapan bir karakter &#8220;çellist.&#8221; Heather&#8217;ın hiç görmediği ve duymadığı, fakat Jane&#8217;in bazen duymazdan geldiği, bazen eşlik ettiği, bazen de direkt yüzleştiği çellist, Kenter&#8217;in sahnenin diğer ucunda repliğinin olduğu sahnelerde bile -ve hatta özellikle oralarda- kafasını sallayarak, kaş-göz yaparak, duygularını ve tavırlarını mükemmel ifade ediyordu.</p>
<p>Gördüğüm kadarıyla yarın, son oyun. O yüzden bu yazım, en fazla gitmeyenler için kıskandırma amacı taşıyabilir. Fakat ileride başka tarihler eklenirse, mutlaka kaçırmayın diyeceğim, 1.5 saatlik hoş bir eğlence &#8220;Kraliçe Lear.&#8221; Eğer bu yazıyı bir gazetede falan yazsaydım, bir de puan vermek zorunda kalsaydım, herhalde 10 üzerinden 7.5 rahat verirdim, sonra yuvarlayıp 8&#8242;e tamamlardım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kimbucemk.com/tiyatro/kralice-lear/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

